Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Araştırma Son Sayı

İlmi Araştırma Sayı 52

İlmi Araştırma Dergisi'nin Ekim 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Mehdi ve Altınçağ İslam Ahlakının Dünya Hakimiyeti
İhtişam Her Yerde
Bir Zamanlar Darwinizm
Müminlerin Cesareti
Terör Sevgiyle Yok Edilir
Dinimizi Öğrenelim

Tavsiye Edilen Belgeseller
Müslümanların Üç Kutlu Mescidi
Yeryüzündeki Ahenk
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 01. Gün
Kuran'dan Cevaplar 1
Vücudumuzun Hayat Kaynağı Kalp
Harika Canlılar 3

Tavsiye Edilen Linkler
islamvekuran.com
kusfosilleri.com
kuranveislam.com
evrimteorisi.com
beklenenmehdiveisa.com
e-kutuphane.net

harunyahya.net

online-arama.com
 

Kapak Konusu:
Türk-İslam Birliği İçin Önemli Bir Adım Kafkas İttifakı

Sayın Adnan Oktar'ın çok yönlü ilmi çalışmalarını ve Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının aciliyetini ve önemini vurgulayan açıklamalarını takiben, bu birliğin tesis edilmesi yolunda her geçen gün önemli bir gelişme yaşanıyor. Son birkaç ay içinde, Türk Birliği Meclisi'nin kurulması, yapılan D8 ve İslam Konferansı Teşkilatı toplantılarında temel konu olarak İslam Birliği'nin işlenmesi, Müslüman aleminin dört bir yanından birlik seslerinin yükselmesi, Sayın Ahmedinejad'ın, Türkiye ziyareti sırasında Sünni imamın arkasında namaz kılarak Sünni-şii ittifakını destekleyen tavırları ve açıklamaları bu gelişme-lerden sadece birkaçı…

Bu önemli gelişmelere geçtiğimiz ay bir yenisi daha eklendi ve Türkiye, Kafkasya'ya barış ve istikrar getirecek çok önemli bir projenin öncülüğünü yaptı.

Sayın Adnan Oktar gerek yazdığı kitap ve makalelerinde gerekse basına yaptığı açıklamalarında, her fırsatta kardeşliğin ve dostluğun önemi üzerinde durmakta, her türlü anlaşmazlık ve sorunun sevgi ve muhabbetle hemen çözüme kavuşacağını ifade etmektedir. Özellikle son dönemlerde çeşitli televizyon kanallarıyla yaptığı röportajlarda, Türk İslam Birliği vesilesiyle tüm dünyaya dostluğun hakim olacağına dikkat çekmekte, bunun için de öncelikli olarak Kafkas İttifakı’nın gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirmektedir.

Devamı için tıklayınız.

Müslümanların Maddi ve Manevi Temizliği

Tüm yaşamları boyunca Kuran ahlakına göre yaşayan Müslümanların en önemli özelliklerinden biri, bulundukları toplumda herkese örnek olan temizlik anlayışlarıdır. Ancak bu temizlik anlayışı yalnızca maddi anlamda bir temizlikle sınırlı değildir. Kuran ahlakına uymayan her türlü davranıştan uzak duran müminler, maddi ve manevi her yönden temizdirler.

İman edenler, Yüce Rabbimiz'in Kuran-ı Kerim'deki emir ve tavsiyelerine uyma konusunda son derece kararlı ve titizdirler. Yüce Allah'ın beğendiği davranışları sergilemeye, övdüğü özelliklere sahip olmaya ve sakındırdığı her durumdan uzak olmaya çalışırlar. Yüce Allah'a gönülden iman eden Müslümanları diğer insanlardan ayıran en önemli fark da budur. Kuşkusuz bunun sonucunda ortaya üstün bir ahlak modeli çıkmaktadır. Çünkü insan güzel ve değerli olan tüm vasıflara ancak Allah'ın bildirdiği din ahlakına uyduğunda sahip olabilir. Sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, Kuran'da doğruluğu, adaleti, sabrı, fedakarlığı, vefayı, sadakati, kararlılığı, itaati, alçakgönüllülüğü, hoşgörüyü, şefkati, merhameti, öfkeyi yenmeyi ve daha birçok üstün ahlak özelliğini emretmektedir. Bunlar, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya çalışan müminleri diğer insanlardan üstün kılan önemli ahlak özellikleridir. Rabbimiz'in hoşnut olacağını bildirdiği bu önemli özelliklerden biri de "temizlik"tir.

Devamı için tıklayınız.

Müslümanlar Arasındaki Güçlü Bağlılığın Sırrı: Sevgi ve Tevazu

Müslümanlar arasında yaşanan sevgi, imana dayalı samimiyetin sonucunda doğal olarak oluşan bir sevgidir. Hiçbir çıkara dayanmaz; müminler yalnızca Allah'ın rızası için birbirlerini severler. Bu samimi sevgi beraberinde yüksek bir tevazu anlayışını da getirir. Sevgi ve tevazu bir arada yaşandığında ise Müslümanlar arasında çok güçlü bir bağlılık meydana gelir...

Kuran ahlakına uymak insana üstün bir ahlak kazandırır. Dolayısıyla Müslümanlar, tavırları, tepkileri, sohbetleri, estetik zevkleri, sanat anlayışları ve görgüleriyle diğer insanlara örnektirler. Birarada olunmaktan hoşlanılan, insanlara fayda sağlayan, her zaman güzelliklere vesile olan kişilerdir. En dikkat çeken özellikleriyse sevgi dolu, yumuşak huylu, ılımlı ve mütevazı olmalarıdır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), üstün ahlakı, aklı, feraseti, basireti, tevazusu, sevgisi ve merhametiyle tüm müminlere örnek olmuş; bulunduğu ortamlar en güzel ve hikmetli sohbetlerin olduğu, coşkulu, muhabbetli, temiz, ferah, huzur ve güven veren ortamlar haline gelmiştir. Tüm Müslümanların da bu gerçeğin bilinciyle kendilerini sürekli geliştirmeleri, ahlaklarını daha da güzelleştirmek için gayret etmeleri ve bulundukları her ortamın mübarek Peygamberimiz (sav)'in bulunduğu ortamlar gibi olmasına özen göstermeleri gerekir.

Devamı için tıklayınız.

Toplum İçindeki Huzursuzluğun Kaynağı: Dedikodu

Bazı insanların dedikodu yapmayı bir alışkanlık haline getirmelerinin sebebi nedir?

Dedikodunun topluma verdiği zararlar nelerdir?

Şeytanın toplumda huzursuzluğu ve sevgisizliği yaymak için kullandığı yöntemlere karşı insanlar kuran’da nasıl uyarılmışlardır?

Bir toplumda dedikodu hastalığını önlemenin kesin çözümü nedir?

"Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;" (Hümeze Suresi, 1)

Dedikodu, sevgi, şefkat ve merhameti azaltan bir kötü ahlak özelliğidir. Yüce Allah Kuran'da, müminleri bu davranıştan kesin olarak men etmiştir. Müminin aklından geçirdikleri ve hissettikleri de, yapıp ettiklerinde olduğu gibi Allah'ın sınırlarını aşmaz. Kuran hükümlerinin rehberliğinde duygu ve düşüncelerini terbiye eden mümin, şüphesiz Allah’ın izniyle mümin kardeşlerine daima en güzel ahlakla yaklaşır.

Devamı için tıklayınız.

Bir Ayet Bir Açıklama: Fussilet Suresi, 33

“Allah’a çağıran, salih amelde bulunan ve: “Gerçekten ben Müslümanlardanım” diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet Suresi, 33)

İnsanların yaratılış amacı, Allah'a iman etmek ve yalnızca O'na kulluk etmektir. Bütün insanlar yaşamları boyunca bir imtihandan geçirilirler. Allah sonsuz adalet sahibidir ve elçileri ve kitapları yoluyla insanlara bu sorumluluklarını bildirir. Yaşamının asıl amacından haberdar olan her insan da bu gerçeği başka insanlara aktarmakla yükümlüdür. Bunu, hayatı boyunca, gerek sözleriyle, gerek davranışlarıyla, gerekse de bu amaçla yaptığı çalışmalarla yerine getiren kişi, “Allah'a çağırmış” olur. Yüce Allah bu ayette, Allah'ın rızasını kazanabilmeyi tüm samimiyetleriyle umut eden, sadece O'nu hoşnut etmek için salih amellerde bulunan kullarını övmektedir.

Allah bu ayetiyle bizlere güzel sözü de tarif etmektedir. Güzel söz, insanları Allah'a çağıran, Kuran'a uymaya davet eden sözdür.(İslamın Yükselişi)

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Güncel: İlmi Araştırma Sayı 52
Nefsin Kendi Kendine Zulmü: Gelecek Korkusu
Güncel Yorum: Hıristiyan Bir İngiliz Olan Abdulhakim'in Müslüman Olma Öyküsü
Resulullah (Sav)'ın ve Müminlerin Şerefli Hicret Yolculuğu Nasıl Gerçekleşti?
İnsanın Dna Şifresini Çözen Dr. Francis Collins Açıkladı: "Laboratuarda Allah'ı Hissettim"
Gel-Git Bölgelerinde Balıklar Nasıl Hayatta Kalır?
En Ağır Manevi Azap: Cehennem Azabı
Kuran Ahlakı: Müslümanca Düşünmek
Kuran Ahlakı: İlmi Araştırma Sayı 52
   
 

 

 
İlmi Araştırma Geçen Sayı

İlmi Araştırma Sayı 51

İlmi Araştırma Dergisi'nin Eylül 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


netcevap.org
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
Sayın Adnan Oktar'ın "Ergenekon" Örgütlenmesi Hakkında Çarpıcı Tespitleri

Sayın Adnan Oktar, “Harun Yahya” müstear adıyla 1997 yılında kaleme aldığı “Terörün Perde Arkası” isimli eserinde, “Ergenekon” örgütünün ismini açıkça vererek bu materyalist-Darwinist ateist yapılanmayı ilk deşifre eden kişi olmuştur. Kitabında Türkiye’de komünist çizgide “Ergenekon” isimli illegal bir yapılanmanın teşkilatlanmakta olduğunu yazan Sayın Adnan Oktar, aynı zamanda bu teşkilatın gerçekte Masonların piyonu olduğunu da duyurmuştur.

Ayrıca Adnan Oktar’ın Ergenekon örgütlenmesi hakkındaki tespitleri bunlarla sınırlı kalmamıştır.

İşte BAV Fahri Başkanı Sayın Adnan Oktar’ın Ergenekon örgütlenmesi;

Deccaliyetin komitesi olan bu komünist örgütlenme ile Masonluk arasındaki hiyerarşik bağ ve Ergenekon örgütünün başında kimin bulunduğu konusundaki çarpıcı tespitlerinden bir bölüm…

Ergenekon Örgütünü İlk 1997’de Anlattım “Devlet içine sızmış bir derin devlet çetesinden biz yıllardan beri bahsederiz. Ben ta bu konuyu 97’lerde anlattım. Kitaplarımda anlattım. Çok çok eskidir benim bunu anlatmam ve yıllardan beri de ilanlarda, gazete ilanlarında arkadaşlarımız anlatıyorlar. Komünist derin devlet çetesi diye. Ergenekon dememiştik. Sonra devlet, Allah’a çok şükür kahraman ordu, Said Nursi’nin tabiriyle kahraman ordu, hakikat hali görüp olaya müdahale etti, savcılarımız, hakimlerimiz de. Ve komünist derin devlet çetesine çok ciddi bir darbe indirilmiş oldu.” (Sayın Adnan Oktar’ın Erzincan Can TV ile Temmuz 2008 tarihinde yaptığı röportajdan…)

Devamı için tıklayınız.

Gözardı Edilen Kuran Hükümleri: İlmi Araştırma Sayı 51

İşte bu (Kur’an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten O’nun yalnızca bir tek İlah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir bildirip-duyurmazlar. (İbrahim Suresi, 52)

Kuran Okunduğu Zaman Susup Dinlemek

"Kuran okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz." (Araf Suresi, 204)

Ayetteki kesin ifadeden de anlaşılacağı gibi Kuran okunurken susup dinlemek, yalnızca güzel bir davranış şekli değil, aynı zamanda da Allah'ın farz kıldığı bir tavırdır. Ayetin devamındaki ifadeden de bu emre titizlik göstermenin müminlerin esirgenmesine vesile olacağı anlaşılmaktadır.

Kuran Allah'ın sözüdür. Bu nedenle, Allah'ın Zatına gösterilmesi gereken haşyet dolu saygının aynı şekilde Allah'ın sözüne karşı da gösterilmesi gerekir. Bu saygının ilk aşaması ise Allah'ın sözünü işittiğinde, susup o söze kulak vermektir. Kuran'a, Arapça olsun, Türkçe meali olsun ya da farklı bir dilde okunduğunda aynı saygının gösterilmesi şarttır.

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Araştırma Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.